İnternet mi lazımdı?

Bugünden sonra “Nethouse Networks” internet servis sağlayıcı firmasının pazarlama ekibinde satış ve tanıtım elemanıyım. Fiyakalı bir de yaka kartım var. Galiba buna iş dünyasında sözleşmeli eleman diyorlar.

Komisyonları da epeyi cazip. Şubatta da yapacak birşeyim olmadığından…

Bana göre internet pazarlamanın cazip yönü, elimizde çanta çanta, ihtiyacı olsada olmasada millete elektronik eşya, tencere, tava vs. satmayacak olmamız. İnternet uygulayabilmle (teknoloji) arası iyi olanlar için bir ihtiyaçtır. Bilgisayarınız var ise size satış yapabiliriz. Bilgisayarı yoksa interneti ne yapacaksınız?

Diğer sebepse işin bilgisayarla ilişkili olması (şirketende bilgisayarla alakalı olması). Haliyle belli bir altyapıya sahip olmam. Bir de pazarlama işinde başarılı olursam benim için devamı gelebilecek bir şirket. Yani kuruluma, yazılıma, tamire, tasarıma vs. ye kadar çıkabilme fırsa Yazının devamını okuyun »

Etiketler: , , , , ,

Yaşasın KampusCell Yurtdışında Mesajlaşma Tarife İptal!

Turkcell’in Kampuscell (ne özenti ve iğrenç isimler ! ) tarifesini 25 yaş altı her Turkcell kullanıcısı biliyordur :) . Gün içirisinde 3 sms gönderdikten sonra saat 24 e kadar Turkcell’liler ile mesajlaşmak da bedava.

KKTC’de Kampuscell’in tek kullanılabilir kampanyası olan bu mesajlaşma artık kaldırıldı.

Tepki gösteriyorum sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Hatta sevinir gibi oldum. Çünkü arkadaşımı mesaj bağımlısı yapan tarifenin kaldırılmasıyla derslerde tık tık tuş takım sesi duymacam artık :)

Ve helaya bile giderken mesaj atmak zorunda kalan sevgililer olmayacak.

Ve 1 dakika içinde mesaja cevap gelmeyince sevgilisini öldü veya ayrıldı Yazının devamını okuyun »

Etiketler: , , ,

Aşağı çökmüş bulutlar

Lefkoşa’dan Girne’ye giderken gördüğünüz ilk resimdeki manzarayla karşlılacınca gene Dikmen çöplüğüni yaktılar sandım. Yok artık bukadarı da fazla dedim. Bu kadar da çevreyi hor göremezler.. Ama Dikmen çöplüğü değil sadece bulutmuş. Çünkü gerçekten Dikmen‘de ki çöplükte çöpleri yaktıkları zaman bundan daha da koyu bir duman dikmeni kaplıyor. Kokusu da cabası.

Sonra telaşa kapıldım. Felaket mi geliyor diye. İyice yakınlaşmayı bekledim. Bulutlar öyle bir aşağı inmiş ki, görünen dağ resmen yok olmuş. Çok merak ettim, şimdi ben o dağda olsam, bulutl Yazının devamını okuyun »

Etiketler: , , , ,

Örgüye manzarayı işlemek

Anneannemlerin mutfağına dolu damacana almaya indiğimde anneannemin dış kapının ağzında otururken dışarı baka baka örgü yaptığını gördüm.

-”Hayırdır anane dışarıdaki manzarayı, örgüye mi işiyorsun?” dedim.

Yaptığım şakayı anlamadı sanırım ve ciddi bir şekilde: -”Evet” dedi. “Bak (örgüdeki çiçek desenini göstererek) dışarıdaki ağaçtaki çiçeğin desenini çıkardım” dedi. :) )

Benim de aklıma birden gerçekten manza Yazının devamını okuyun »

Etiketler: ,

Senfoni saçma bir şey değil!

Bu zamana kadar televizyonda ne zaman senfoni görsem saçmalık hatta zırvalık der geçerdim.

BRT kanalı sık sık senfoni yayını verir. BRT‘de film izlerken film bitince hemen ardından senfoni açıldığı zamanlarda biraz dinleyip, yaptıklarına anlam vermeye çalışırdım.

İzlenimlerim ise bir kadının çığlık atması ve İlkokul’da bizim müzik öğretmenimizin el hareketi veya sopalarla ne yaptığını bilmediğimiz şeyin gene senfonide bir ada Yazının devamını okuyun »

Etiketler: , , ,

Yalan Söylemek

Yalan söylemek yemeğe soğan katmak gibidir. Önceleri gözlerin yaşarır. Sonra buna alışırsın, pembeleşinceye kadar kavurursun. Sonra da suyunu çekince, çok geçmeden çıkar kokusu.

Not: Bu sözde geçen işlev “yakında kokusu çıkar” sözcüğünün de ilham kaynağı olabilir.

Kaynak: Kavak Yelleri 20. Bölüm 40. dakika

Etiketler: , , ,