Olay Avustralya’da korkutucu ve azgın bir akıntıya sahip bir nehirde yapılan bir kano yarışında geçiyor. Nehir dünyanın en ilgi çekici kano yarışlarının yapıldığı bir nehir. Lachlan Mills adlı kanocu azgın nehrin en can alıcı yerinde 2 büyük kaya arasında sıkışıyor. Can alıcılığı bilindiğinden sanırım orada can kurtaran hazır bekliyor. Can kurtaran yarışçıyı sıkıştığı yerden çıkarmaya çalışırken arkadan dengesiz şekilde gelen kanocu bunlara çarpıyor ve kanoyla beraber kayalar arasında sıkışan adam kurtuluyor. Yarışçı boğulmaktan son anda kurtuluyor.
Not: Görseli “Youtube” ye aktardığım için, eğer “Youtube” sizde engelliyse görseli göremezsiniz. Bir şekilde engeli aşarsanız http://www.youtube.com/watch?v=X-9ge-kFAkU uzantısından izleyebilirsiniz
1858 yılında Üsküdar’da doğduğu için sanat tarihimize Üsküdarlı Hoca Ali Rıza diye geçmiştir. Süvari Binbaşısı Mehmet Rüştü beyin oğludur. Rüştiye’deki öğrenciliği sırasında resim derslerindeki yeteneğiyle dikkat çeken Hoca Ali Rıza, resim derslerine Osman Nuri Paşa, Süleyman Seyyid ve Mösyö Gues’den almıştır.
1884′te teğmen olarak Harbiye’yi bitiren genç ressam, bu yüksek okula resim öğretmeni olarak girmiştir. Onun bu dönem resimlerinde ve daha sonraki yıllarda doğup büyüdüğü Üsküdar’da Karacaahmet’in sessiz köşelerini, kıyı kahvelerini ve güneşli kayalıklarını tercih ettiği görülür. Tek başına bir okul etkinliğiyle çok sayıda öğrenci yetiştiren Hoca Ali Rıza, resim derslerinde kullanmak üzere desen albümleri hazırladı. II. Meşrutiyet’ten sonra kurulan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti‘nde başkanlık yaptı.
Yurtdışına çıkmamış ressamlarımızdandır. Berlin evrenkentlerinin kendisiyle ilişkiler kurmak için çabaladığı bu ünlü sanatçımız, kurşun kalem çalışmala Yazının devamını okuyun »
Tezer Özlü 1943 yılında İstanbul’da doğdu. 1935 yılında doğan öykü ve roman yazarı Demir Özlü’nün kız kardeşidir.
Yayımladığı üç “farklı” kitabıyla Türk edebiyatının çok erken yaşta yitirdiği en özgün kalemlerden biri olmuştur.
İstanbul’da Avusturya Kız Lisesi’nde okudu (Austrian St. George’s College).
İlk kitabı olan Eski Bahçe’yi, (1978) 1963′ten beri dergilerde yayımlanan öykülerinden oluşturdu. İlk romanı Çocukluğun Soğuk Geceleri (1980); karakterin çocukluğundan başlayarak içine düştüğü yaşamın, kimi zaman fiziksel kaba, kimi zaman inceltilmiş dolaylı baskılarıyla karşı karşıya kalışını ve yaşadığı ya da “yaşamasına izin verilmek Yazının devamını okuyun »
Puslu Kıtalar Atlası ünlü Türk Edebiyatçısı İhsan Oktay Anar‘ın ilk eseridir. 1995 yılında İletişim Yayınları‘ndan çıkmıştır.
Roman 1681-1684 yılları arasında İstanbul’da geçer. Uzun İhsan Efendi‘nin “düşünüyorum öyleyse varım” düşünüşünden hareketle “düşlüyorum öyleyse varım” a gelmesini, masalsı ve fantastik arka düşünce içinde anlatır bize. Kurgusu, anlatım dili, muhteşem kahramanları, gizemli olay örgüsü ve ilgi çekici öğeleriyle bir solukta okunan roman, tarihi bir çok bilgiyi de hiç sıkılmadan edinmemizi sağlıyor. “Hangimiz düş ve hangimiz Yazının devamını okuyun »