Annlat
Volki’nin Ağgünlüğü

Archive for Mart, 2008

Beynimizi Kimler ve Nasıl Yönetiyorlar / Küresel güçlerin psikolojik savaş yöntemleri

Pazartesi, Mart 31st, 2008

DR. Tahir Tamer Kumkale’nin Beynimizi Kimler ve Nasıl Yönetiyorlar / Küresel güçlerin psikolojik savaş yöntemleri isimli kitabını okudum ve bitirdim.

Kitabın içerisinde birçok buraya yazılmaya değer inci vardır ama bunlar benim kitabın yarısından sonra altını çizdiklerim ve benim en çok dikkatimi çeken yerleridir.

Kitapta Atatürk’ün sözleride mevcuttur fakat onların hepsini koymuyorum. Yazarın görüşlerini ağırlıklı koyuyorum. Yanlış anlaşılmasın..

Kıbrıs’ta Türk toplumu, kendilerini Rumlara bağlayacak ve topraklarını kendi elleriyle teslim ettirecek Annan Planı referandumuna çoğunlukla “Evet” diyebiliyor. Daha dün “ya taksim ya ölüm” sloganları ile meydanları dolduran insanlarımız, bu toptan satış karşısında tamamen tepkisiz kalabiliyor. / sayfa 148

Dünyayı paylaşan küresel mimarlar, artık milletlerin oluşturduğu üniter devletleri istememektedir. Onlar, her türlü kültürel değerlerini lüks tüketime endekslemiş, içi boş dünya vatandaşları istemektedir. Bu yüzden halkların beyinlerini satın alarak, ülkeler teker teker ele geçirilmeye başlanmıştır. /sayfa 167

Atatürk diyorki;

“Dünyanın bize hürmet göstermesini istiyorsak, evvela bizim kendi benliğimize ve milliyetimize bu hürmeti hissen, fikren, fiilen, bütün iş ve hareketlerimizle gösterelim; bilelimki milli benliğini bulamayan milletler başka milletlerin avıdır.” /sayfa 171


Eskiden Boğaz Köprüsü’nde naklen atlama seansları izlerdik. Bunlar kaldırıldı, artık kimse köprüden atlamıyor. /sayfa 226

NATO müttefikimiz Fransa başta olmak üzere pek çok ülkenin parlamentolarından konuya ilişkin olarak, “Fransa; 1915′te Ermenilerin Osmanlı İmparatorluğu tarafından saykırıma uğradığını kabul eder” şeklinde yasalar çıkarılmıştır. Ermeni soykırımı meselesini en fazla işleyen ve Ermenilere en fazla destek veren ülke ne yazık ki NATO Müttefiklerimiz Fransa’dır. Bu ülkeyi stratejik ortak olduğumuzu iddia ettiğimiz ABD takip etmektedir. /sayfa 262-263

Sokaklarda Türk devletine isyan bayrakları açarak küfreden, araç ve gereçlerini yakıp yıkan PKK sempatizanları kol gezerken ve bunlara herhangi bir işlem yapılamazken, ömrünün elli yılını üniforma altında geçiren bir komutanın emrinde çalışan kişilerle ilgili duygularını açıklamasını “Çete oluşturmak” olarak nitelendirebilen yargı mensuplarının bulunması, yargı erkini derinden yaralamıştır. /sayfa 321

1991 yılında bütün dünya ABD önderliğindeki müttefik güçlerin Irak’a saldırılarını CNN televizyonunun canlı yayınlarıyla sinema filmi izler gibi izledi. Bağdat başta olmak üzere Irak şehirlerinin bombalanması başarıyla kurgulanmış muhteşem görüntülerle atari oyunu misali defalarca yayınlanarak beyinlere kazınmıştır. İnsanların tepesine ölüm yapdıran bombalar sanki bir çeşit havai fişek gösterisi şeklinde tasvir edilmekteydi. /sayfa 325

C Programlama Ödevleri

Perşembe, Mart 27th, 2008

Türkçeyi katletme durumundayım çünkü ödev böyleydi. Neyse zaten soruyu anlamıyorsanız ödeviniz değildir. Soruyu anlamasanızda kodları çalıştırarak ne işlev yaptığını görüp, faydalanabilirsiniz.

 

Soru;

4.8 What does this program print?

#include <stdio.h>

/* function main begins program execution */

int main()

{

int x;

int y;

int i;

int j;

/* prompt user for input */

printf( “Enter two integers in the range 1-20: ” );

scanf( “%d%d”, &x, &y ); /* read values for x and y */

for ( i = 1; i <= y; i++ ) { /* count from 1 to y */

for ( j = 1; j <= x; j++ ) { /* count from 1 to x */

printf( “@” ); /* output @ */

} /* end inner for */

printf( “\n” ); /* begin new line */

} /* end outer for */

return 0; /* indicate program ended successfully */

} /* end function main */

Cevap;

When you run the program, it will want to enter two integer in range 1-20. After will add “@”. Your first enter value is line number and second column number.

 

Soru;

 

4.9 Write a program that sums a sequence of integers. Assume that the first integer read with scanf specifies the number of values remaining to be entered. Your program should read only one value each time scanf is executed. A typical input sequence might be

5 100 200 300 400 500

Where the 5 indicates that the subsequent five values are to be summed.

Cevap;

#include <stdio.h>

int main()

{

int num=0;

int num_of_ints=0;

int c=0;

int sum=0;

printf(”Please enter number of integers you will submit:”);

scanf(”%d”,&num_of_ints);

for(c=1;c<=num_of_ints;c++)

{

printf(”Enter Number %i:\n”, num);

scanf(”%d”,&num);

sum = sum + num;

}

printf(”Total of numbers enter: %d\n”,sum);

return 0;

}

 

4.14 The factorial function is used frequently in probability problems. The factorial of a positive integer n (written n! and pronounced “n factorial”) is equal to the product of the positive integers from 1 to n. Write a program that evaluates the factorials of the integers from 1 to 5. Print the results in tabular format. What difficulty might prevent you from calculating the factorial of 20?

Cevap;

#include <iostream.h>

main()

{

#include<stdio.h>

int c(int a);

main()

{

int a;

printf(”Enter a number:”);

scanf(”%d”,&a);

printf(”The factorial number is: “);

printf(”%d”,c(a));

return 0;

}

int c(int a)

{

int b,z;

b=1;

for(z=1;z<=a;z++){

b=b*z;

}

return b;

}

Soru;

5. Consider the function given in Fig. 5.3 (Locate the file fig05_03.c in Book Resources) on page 156 of your textbook. Modify this program so that the program outputs the cube of each input (integer) value. Make all necessary name changes.

/* Fig. 5.3: fig05_03.c
Creating and using a programmer-defined function */
#include <stdio.h>

int square( int y ); /* function prototype */

/* function main begins program execution */
int main( void )
{
int x; /* counter */

/* loop 10 times and calculate and output square of x each time */
for ( x = 1; x <= 10; x++ ) {
printf( “%d “, square( x ) ); /* function call */
} /* end for */

printf( “\n” );

return 0; /* indicates successful termination */

} /* end main */

/* square function definition returns square of parameter */
int square( int y ) /* y is a copy of argument to function */
{
return y * y; /* returns square of y as an int */

} /* end function square */

Cevap;

#include <stdio.h>

int cube( int y ); /* function prototype */

/* function main begins program execution */

int main(void)

{

int x; /* counter */

/* loop 10 times and calculate and output cube of x each time */

for ( x = 1; x <= 10; x++ ) {

printf( “%d “, cube( x ) ); /* function call */

} /* end for */

printf( “\n” );

return 0; /* indicates successful termination */

} /* end main */

/* square function definition returns cube of parameter */

int cube( int y ) /* y is a copy of argument to function */

{

return y * y*y; /* returns cube of y as an int */

} /* end function cube */

Türkçemize giren yabancı kelimelerin Türkçesi için

Pazar, Mart 23rd, 2008

Çoğu zaman kaynak bulmakta zorlanıyordum fakat bu kaynak elimin altında zaten mevcutmuş. Eminim sizinde mevcut.

MoonStar Türkçe Dil Kılavuzu  adlı programımız bu konuda çok güzel işlev görmektedir.

Eğer ingilizceniz iyiyse yabancı kelimeleri anlamanız kolay olacaktır. Ama iyi değilsede şöyle bir kelimeyi 60-70 yıl önce (en az 40 :) ) kullanan olabilirmiydi acaba diye düşünün. Yani kendiniz 60-70 yıl öncesine götürün. Ve kullanın o kelimeyi. Kelime size yabancı geldiyse bu kelime Türkçemize sonradan girmiştir ve yabancı kökenlidir. Ozaman MoonStar sözlüğümüzden eş anlamlı kelimelere kelimemizi yazıyoruz ve Türkçesi olabileceğini kestirdiğimiz ve yabancı anlamına en yakın kelimeyi kullanıyoruz.

Bukadar basit

szlk.jpg

Tabi sizin başka Türkçe eş anlamlı kelimeleri gösteren sözlüğünüz varsa onu kullanın. Veya gerçekte el sözlüğünüz varsa onu kullanın. Zamanla bu kelimeleri öğrendikten sonra sözlüğe bile ihtiyacımız olmayacak ve dilimiz yozlaşmamış olacak.

Eğer bu program sizde yoksa indirmek için TIKLAYINIZ

Bilgisayar Başında Geçirdiğim Süre

Perşembe, Mart 20th, 2008

Evet, bilgisayar başında geçirdiğim süreyi sayımlamaya vurduğumuzda çok dengesiz bir oran çıkıyor. Ama üzerimde hiç o ruhiyat yok. Alıştığım içindir belki. Aşağıdaki resim benim ara ara karnımı doyurmak için ve çarşıya inmek için verdiğim ara dışında bilgisayar başında oturduğum süreyi gösteriyor. Sadece bilgisayar demek olmaz, çünkü bilgisayar başında olduğum sürede internete bağlıydım.

Bu arada gavat yellerine pardon kavak yellerine dalmış bulunuyorum ve tüm fikir ve düşüncelerim gitmiş bulunuyor :)

 

kacsaat.jpg

Resme bakınca birazdaha ekleme yapıp bitireyim dedim.

Yani bugün yaklaşık bir 7 saatim bilgisayar başında geçmiş. Ne mi yaptım bu 7 saatte?

C programlama dersine çalıştım. Bu konuda araştırma yaparken Özgür Yazılım Sayfalarını keşfettim. Bu programlama işinde olan herkesin bu başarılı siteyi takip etmeleri bir kazanç olur.

Kültür ve sanat içerikli siteme yeni yazılar ekledim.

NTVMSNBC ve Nethaber sitelerinde kültürfizik ve güncel haberleri okudum.

Msnde sohbet ve ufak tefek oyunlar vs vs vs..

Bağlantım kablosuz ağ sınırlı 4 gb dir. İlginçtirki 11 saat hiç koparıp baştan bağlamamışım. Ve bilgisayarı yeniden başlatmamışım.

Rüya - Gerçek

Perşembe, Mart 20th, 2008

Gece 12 gibi yatmaya gittim. Yattım. Tam uyurken dışarıdan bir ses duydum. Tek saçma olmayan düşüncem bir doğa olayının sesi olduğunu anlamamdı. İlk önce rüzgâr sesi sandım. Evin yanındaki çamların rüzgârda çıkardığı sestir dedim. Fakat bir 15 saniye geçti bu kadar kuvvetli rüzgâr bu kadar uzun esmez diye düşündüm. Ulan! Tsunami mi oldu yoksa dedim. Son 3 aydır Tsunami rüyaları görüyordum zaten. Valla da olabilir dedim. Çünkü ses, dalga seslerini andırıyordu. Evimiz 2. katta, 1. katta sular altında, şimdi pencereden bakınca da pencereye 1 metre mesafeye kadar gelmiştir su diye düşündüm. Hepsi anlık oldu valla. Hemen yataktan fırladım.. Meğer yağmur bastırmış.. Evet dün gecede yarı uyanık yarı uykulu olmam acizane saçmalama köşemi süsledi.

Bush - Tayyip fıkrası

Çarşamba, Mart 19th, 2008

Fıkranın sizin için cıvığı çıkmış olabilir ama ben elimden geldiğince Türkçeleştirerek ve anlatılmak isteneni bozmadan ufacık değişiklikler yaparak yazıyorum.

Tayyip ile Bush bir buluşmalarında birbirlerine hava atarlar.

Bush Tayyip‘e

“Bizde öyle bir uygulayımbilim var ki, ölüyü bile diriltiriz” der.

Tayyip altta kalmaz ve o da;

- “Bizdeki uygulayımbilim çok farklı, siyasal topluluğumuzun bütün elemanları 100 metreyi, saniyede koşabiliyor” der.

Türkiye’ ye döndüğünde Tayyip‘i bir düşünce alır. Danışmanların aralarında geçen muhabbeti anlatır.

“Haftaya Bush geliyor, palavramız ortaya çıkarsa ne yaparız?” diye sorar.

Danışmanlardan biri hemen yanıtlar:

“Onlara ölüyü nasıl dirilttiğini sordunuz mu?”

“Hayır sormadık.”

-O halde korkulacak bir şey yok başkanım, alın ABD başkanı Bush‘u Anıtkabir’e götürün. Ondan Atatürk‘ü diriltmesini isteyin. Diriltemezse o rezil olur. Yok eğer diriltirse, siz zaten 100 metreyi 3 saniyede koşarsınız!…

 





Tüm hakları saklıdır. İçeriğin büyük kısmı özgün içeriktir. Genelde kopyala-yapıştır içerikli siteler, sitelerinden izinsiz alıntı yapılmasından rahatsız olmaz. Alıntı yaptığım yerlerde kaynağı belirtmek sorumluluğumdur. Lütfen sizde bu sorumluluğa uyunuz. Volki'nin Köşesi 16 sorgu, 0.737 sn gibi bir kısa sürede oluşturuldu :).