İnsanoğlu yaratılış olarak inanılması zor,hem fiziksel hem de içsel olarak mükkemel bir mekanizmaya sahiptir.Ama ne acıdır ki aynı insanoğlu bu mükemmelliyetin yanında,yaratılışına aykırı olan ‘ doymamak’ özgüsüne de sahip.Bana göre bu özgü insanoğlunda ki en iğrenç özellik.
Düşünsenize; yeni bir ev aldınız,sevinçlisiniz ama 1 ay sonra aldığınız evden daha güzel bir ev görünce ne hisseder,ne söylersiniz? Tabi ki o evi istersiniz.Keşke bu ev benim olsaydı dersiniz; çünkü insanoğlunun özünde ‘doymamak,yetinmemek’ olgusu var.İşte bu olgu emperyalizmin ana temel taşıdır.Bu olgular yüzünden insan, hiç acımadan çocuk öldürüyor,hiç utanmadan kadınlara tecevüz ediyor,hiç çekinmeden yaşlı insanları ayaklarının altına alıyor,hiç korkmadan ufacık ama onlar için çok degerli olan o yoksul kişilerin evlerini,yuvalarını yerle bir ediyor ve yine hiç Allah tan korkmadan atalarının kanıyla bulanmış, kendisinin yeri olmayan o topraklara,zorla sahip oluyor…Peki bunca zulmü,bunca vahşeti ne için yapıyor insanoğlu? Cevap o kadar acı ki, buraya yazarken bile bir insan olarak kendim utanıyorum: ‘Doymamak, Yetinmemek’.Elinde olan varlıklar ona yeterli gelmiyor,gözü doymuyor. Günümüz de bu zulmü görmemek imkansız:Bosna-Hersek,Afganistan,Irak,Pakistan,Filistin…Bu ülkelerin -müslüman- insanları ne yazık ki geçmişte ve günümüz de yukarıda saydığım utanç sahnelerini yasadılar ve yaşıyorlar…Ölü sayısı dile kolay…Çoğu ülkenin nüfusundan bile daha fazla: Toplanda 12 milyonun üzerinde insan vefat etti ve yine ne yazık ki bu ölenlerin çoğu çocuk ve kadınlardan oluşmaktadır.Ya peki ölenlerin geride bıraktıkları…Yetim,öksüz,kimsesiz,dul vs… Hepsi ölümden daha beter haldeler,Kimseleri yok ve tamamen yardıma muhtaçlar…Ya peki diğer çocuklar?Avrupanın çocukları kendi ülkerinde bol vitaminli mamalarla büyürken,buranın insan [Devamını Oku...]