Annlat

Annlat ne varsa

C de Insertion Sort (eklemeli sıralama) programı

Insertion Sort (eklemeli sıralama) ile ilgili ayrıntılı açıklama için http://tr.wikipedia.org/wiki/Eklemeli_S%C4%B1ralama sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Bu da c programlama dilinde yazılmış kodları

#include

int main()
{
int j,i,key,m;

int length[]={3,5,9,2,12,24,11,36,7,6};
for (j=1; j<10; ++j) { key=length[j]; i=j-1; while (i >= 0 && length[i]>key) {
length[i+1]=length[i];
i=i-1; }
length[i+1]=key;
}
for (m=0; m<=9; m++) {
printf (“%d “,length[m] );
}
printf(“\n”);

return 0;
}

Burada biraz çirkin duruyor. Ben kodları GVIM ile açınca çok daha göze hitap ediyor.

Kodları indirmek için tıklayınız

Askeri alanların halka açılması neden güzel?

denizaltı

Bugün askeridenizlatı gezme fırsatı buldum.

Casusluk olmasın diye teknik ayrıntılardan bahsetmeyeceğim :) 1985 yapımı olmasına rağmen, bu alanda daha önce bilgi-fikir sahibi olmamamdan dolayı deniz altı teknolojisi, kullanım alanları, yapabildikleri vs. beni etkiledi.

Neyse işin aslı askerimizin ne uğraşlar içinde olduğu, ne şartlarda hayatlarını sürdürdüğü (denizaltında yattıkları dar yatakları görseniz…) beni “ya bunlar ne için katlanıyor bu işe?” sorusuna yöneltti. Cevabı belliydi tabi.  “Her şey vatan için!”

Askerin misafirperver tavrı, sahip olduğu donanım ve çek [Devamını Oku...]

Dokunmanın Gücünü Keşfetin

dokunmanin-gucu

Vücut bakımlarında ısının yanı sıra dokunma da çok önemlidir. Son on yılda ya­pılan araştırmalarla dokunma ve dokunulma ihtiyacının insan sağlığında ve mut­luluğunda çok etkili olduğu açıkça anlaşıldı. The Touch Research Institute’un Miami Üniversitesi Tıp Bölümü ile birlikte yürüttükleri araştırma, dokunmanın yararları­nı ortaya çıkarmıştır.

Dokunma; stres ve endişeyi azaltır. Stres seviyesinde azalma ile birlikte gelen fizyo­lojik ve davranışsal değişimler ile stresli ve kaygılı kişiler daha rahat, düşünceli ve dikkatli davranırlar. Dokunmanın büyümede, beyin dalgalarında, solunumda, dolaşım ve lenf sistemlerinde, kalp atışında ve bağışıklık sisteminde olumlu etkiler yarattığını biliyor [Devamını Oku...]

Kur’anı Anlamak

Herkese hayırlı ramazanlar.

Bugün Nurettin Ersin Paşa Camii’nde, cuma namazı çıkışında imsakiye aldım.

(Ayrıca Girne için imsakiyeyi http://imsakiye.wikidot.com/kuzey-kibris:girne adresinden görebilirsiniz.)

Neyse asıl konu camii den aldığım imsakiyenin arkasındaki Prof. Dr. Mehmet Okuyan’ın yazısıydı. İşte o çok beğendiğim yazı.

Kur’an-ı Kerim’i arapça okumanın yanında, anlayarak okumanız dileğiyle.

Uzun süredir bu sütunlarda sizlere Kur’ân-ı Kerîm’i tanıtıcı bilgiler sunmaya çalıyorum. Bunu yaparken amacım, din adına konuşurken Yüce Allah’ın kitabından konuşmak gerektiğini ortaya koymaktır. Zümer sûresinin 3. âyetinde de belirtildiği gibi din bütünüyle Yüce Allah’a ait bir kurumdur; bu alanı başkasının doldurma hakkı yoktur. Dinî içerikli konuşmalar yapılırken Allah adına konuşulduğunu akıldan çıkarmamak gerekmesine rağmen insanlar genellikle kimin adına konuştuğunu unutur ve kendi kabul ve kanaatlerini din diye insanlara sunmaya çalışırlar. Şüphe yok ki bu tür davranışlar, bazen bazı insanlar tarafından hoş karşılansa da sorumluluk anlamında tehlikeli sonuçlar doğurur. En güzel nasihat ancak Yüce Allah’ın kitabıyla yapılabilir; çünkü O, kitabına bu ismi de vermiştir. Bu itibarla Yüce Allah’ın, kitabına kendisinin verdiği isimleri oradan tanımak ve bu ilâhî seslenişi ilgili kelimelerle gerçekleştirmek gerekmektedir. Bunun için bu yazıda Kur’ân”ın Kur’ân’da geçen isimlerini sizlere tanıtmak istiyorum.
el-Kur’ân: Kur’ân’ın, kelime kökenine uygun olan ismi budur ve “toplamak, bir araya getirmek, okumak, çok okunan şey” anlamlarına gelmektedir.
Kur’ân’ın okunmasıyla ilgili olarak Türkçe’de kullandığımız “okumak” işleminin Arapça karşılığı olarak farklı kelimeler kullanılmaktadır. Bu kullanımlardan biri kırâat, biri tilâvet, bir diğeri ise tertîldir. Kırâat, “anlamını düşünerek, anlayarak, hissed [Devamını Oku...]

EMPERYALİZME BAKIŞ…

İnsanoğlu yaratılış olarak inanılması zor,hem fiziksel hem de içsel olarak mükkemel bir mekanizmaya sahiptir.Ama ne acıdır ki aynı insanoğlu bu mükemmelliyetin yanında,yaratılışına aykırı olan ‘ doymamak’  özgüsüne de sahip.Bana göre bu özgü insanoğlunda ki en iğrenç özellik.

Düşünsenize; yeni bir ev aldınız,sevinçlisiniz ama 1 ay sonra aldığınız evden daha güzel bir ev görünce ne hisseder,ne söylersiniz? Tabi ki o evi istersiniz.Keşke bu ev benim olsaydı dersiniz; çünkü insanoğlunun özünde ‘doymamak,yetinmemek’ olgusu var.İşte bu olgu emperyalizmin ana temel taşıdır.Bu olgular yüzünden insan, hiç acımadan çocuk öldürüyor,hiç utanmadan kadınlara tecevüz ediyor,hiç çekinmeden yaşlı insanları ayaklarının altına alıyor,hiç korkmadan ufacık ama onlar için çok degerli olan o yoksul kişilerin evlerini,yuvalarını  yerle bir ediyor ve yine hiç Allah tan korkmadan atalarının kanıyla bulanmış, kendisinin yeri olmayan o topraklara,zorla sahip oluyor…Peki bunca zulmü,bunca vahşeti ne için yapıyor insanoğlu? Cevap o kadar acı ki, buraya yazarken bile bir insan olarak kendim utanıyorum: ‘Doymamak, Yetinmemek’.Elinde olan varlıklar ona yeterli gelmiyor,gözü doymuyor. Günümüz de bu zulmü görmemek imkansız:Bosna-Hersek,Afganistan,Irak,Pakistan,Filistin…Bu ülkelerin  -müslüman- insanları ne yazık ki geçmişte ve günümüz de yukarıda saydığım utanç sahnelerini yasadılar ve yaşıyorlar…Ölü sayısı dile kolay…Çoğu ülkenin nüfusundan bile daha fazla: Toplanda 12 milyonun üzerinde insan vefat etti ve yine ne yazık ki bu ölenlerin çoğu çocuk ve kadınlardan oluşmaktadır.Ya peki ölenlerin geride bıraktıkları…Yetim,öksüz,kimsesiz,dul vs…  Hepsi ölümden daha beter haldeler,Kimseleri yok ve tamamen yardıma muhtaçlar…Ya peki diğer çocuklar?Avrupanın çocukları kendi ülkerinde bol vitaminli mamalarla büyürken,buranın insan [Devamını Oku...]

Aç karnına haşlanmış mısır yemek

misir

Akşam babam mısır kaynatmıştı. Akşam yiyesim yoktu.

Sabah uyandım, annem de olmadığı için evde yiyecek birşeyler bulması zor oluyor. Geceden kalma haşlanmış mısırı suyun içinde görünce “yemek buldun ye” mantığıyla hemen saldırdım mısıra. Bir yandan da mideme zarar vereceği hissi var ama, beynime tak etmedi işte.

Sonuç: Gün boyu ishal ile boğuştum. Kavanozda kuru ka [Devamını Oku...]